13 Mart 2012 Salı

Yakın yada uzak

Kaybetmek için bir şeyleri kazanmak gerekir. Kazanmak içinde kaybetmek. Hayatımızdaki insanları o kadar kolay kaybedebiliyoruz ki geri kazanmak için verdiğimiz çaba, boşa harcanmış zamanımız oluyor. Sonra da yakınıyoruz bu durumdan. Yalnızlığımızdan korkar oluyoruz. Şöyle bi düşünürsek aslında kendi kendimizi yalnız bıraktık. Ne yaptıysak kendimize yaptık. Suçlusu da biziz. Her zaman değil tabi. Ama her zaman suçu karşı tarafta aradık. Kendimizden bir şey katmadık. Suçumuzu kabul ettik diyelim.. Sonrasında verdiğimiz çabalar, boşa geçen zamanda kazandığımız tecrübelerimiz oluyor. Kaybettiğimiz kişiler bize yakın yada uzaktır. İkisinden birini seçip çabalamak veya beklemek size kalmış. Yakın olduğunu düşünüyorsanız çabalayın, gerçekten kazanmak istiyorsanız elinizden geleni yapın. Fakat sonunda başa döneceğiniz ihtimalinin farkında olun. Uzaksa beklemeyi tercih edin. Eğer bekliyorsanız karşınızdaki kişiye yeterince değer vermediğinizin göstergesidir. Zaten değer vermiyorsanız başlamanıza bile gerek yoktur, doğrusunu yapmışsınızdır. Kısacası kaybetmek istemediğiniz kişilere karşı daha anlayışlı olmalı, kırıcılıktan kaçınmalısınız. Yoksa sonuçlarına kendiniz katlanırsınız...


Başa dönün, düşünün. Beklemek mi? Her şeye rağmen kazanacağınız tecrübeleriniz mi? Karar sizin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder